Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Canan Kop Bozbay, ESOGÜ Gündem programında tavuk eti ve yumurtasıyla ilgili toplumda yıllardır süregelen yanlış inanışları, bilimsel veriler ve akademik çalışmalar ışığında kapsamlı biçimde değerlendirdi. Programda özellikle sosyal medyada ve günlük sohbetlerde sıkça karşılaşılan; “hormonlu tavuk”, “GDO’lu yumurta”, “köy yumurtası daha besleyicidir” ve “sarı yumurta sağlıklıdır” gibi iddiaların bilimsel bir karşılığının olup olmadığı net biçimde ele alındı. Hormon kullanımı meselesi, kanatlı sektöründe en çok yanlış bilinen konuların başında geliyor. Doç. Dr. Bozbay’ın da açıkça belirttiği üzere; tavuklarda hormon kullanımı hem Türkiye’de hem de uluslararası mevzuatta kesin olarak yasaktır. Ancak konu yalnızca yasak olmasıyla sınırlı değildir. Tavukların biyolojik yapısı, hormon kullanımını teknik ve ekonomik açıdan da imkânsız kılmaktadır. Modern tavukçulukta hızlı büyüme; hormonla değil, onlarca yıl süren genetik ıslah çalışmaları, dengeli rasyonlar, doğru aydınlatma, sıcaklık ve barınak yönetimi sayesinde sağlanmaktadır. GDO konusu da benzer şekilde bilimsel temelden uzak iddialarla gündeme gelmektedir. GDO’lu yemlerle beslenen tavukların etinde ya da yumurtasında GDO bulunduğuna dair herhangi bir bilimsel kanıt yoktur. Çünkü GDO’lu ya da GDO’suz tüm yemler, sindirim sürecinde yapı taşlarına ayrılır. Bu yapı taşları hayvanın dokularına “GDO” olarak geçmez. Bugüne kadar yapılan sayısız araştırma, bu iddiaların bilimsel olarak geçersiz olduğunu ortaya koymuştur. Yumurta sarısının rengi ise tüketiciler tarafından çoğu zaman yanlış yorumlanmaktadır. Sarının koyu veya açık olması, yumurtanın besin değerini belirlemez. Bu renk farkı; tavuğun yediği yem içerisindeki doğal pigmentlerden, özellikle mısır, yonca veya bazı bitkisel katkılardan kaynaklanır. Daha koyu sarı, daha fazla protein ya da vitamin içerdiği anlamına gelmez. Besin değeri açısından yumurtalar arasında anlamlı bir fark yoktur. Programda ayrıca; tavuk eti ve yumurtanın, yüksek biyoyararlanıma sahip protein içeriğiyle her yaş grubunda dengeli beslenmenin önemli bir parçası olduğu vurgulandı. Bilimsel üretim koşullarında elde edilen bu ürünlerin, düzenli denetim mekanizmaları sayesinde gıda güvenliği açısından son derece kontrollü olduğu ifade edildi. Doç. Dr. Canan Kop Bozbay, tüketicilerin sosyal medya söylentileri ve kulaktan dolma bilgiler yerine, üniversiteler, akademisyenler ve bilimsel yayınları referans alması gerektiğinin altını çizdi. Yanlış bilginin, yalnızca tüketici algısını değil, aynı zamanda üretici emeğini ve sektörel güveni de zedelediği belirtildi. Bilim konuştuğunda, söylentiler susar. Tavuk eti ve yumurtasıyla ilgili gerçekler, tartışmaya değil bilime dayanır. Haber detayı için; https://www.youtube.com/watch?v=xm_TcHKJrpE